Gönderen Konu: PKK Terör Örgütünün KCK Yapılanması  (Okunma sayısı 90 defa)

Nivatsi

  • Ülkelerin Askeri Güçleri
  • Site Yöneticisi
  • Yeni Üye
  • *****
  • İleti: 31
  • Saygınlık: 250
    • Dünyanın En Güçlü Ordularını Karşılaştırın ve Ülkelerin Stratejik Bilgileri Hakkında Fikir Sahibi Olun.
PKK Terör Örgütünün KCK Yapılanması
« : Ocak 09, 2017, 01:29:58 ÖÖ »
PKK terör örgütü, 2000’li yıllarda Türkiye’nin girişimleriyle uluslararası alanda pozisyon kaybetmeye başlamıştır. Terör örgütü özelde Batılı ülkeler nezdinde genelde ise dünya kamuoyunda kaybettiği pozisyonu tekrar elde etmek amacıyla meşruiyet kazanma çabası içine girmiş, KCK (Koma Ciwaken Kürdistan Kürdistan Topluluklar Birliği) yapılanmasını kurmuştur.


KCK Bayrağı

Örgüt, KCK yapılanması ile siyasallaştığı izlenimini oluşturmayı, böylece yurtiçinde ve uluslararası seviyede varlığı ve faaliyetleriyle meşru kabul edilen bir sistem ihdas etmeyi hedeflemektedir. KCK yapılanmasının amacı mevcut konjonktürde kurgulanan kanaatin aksine terör örgütünün silahlı mücadeleyi sonlandırıp taleplerini demokratik zeminde siyaset kurumuyla sürdürmesi değildir. KCK sistemi mevcut silahlı gücünü muhafaza etmeye çalışarak silahlı mücadeleyi farklı yapılarla şehirlere taşımayı tasarlamaktadır.

KCK niteliğindeki bir yapılanmanın kurulmasında terör örgütü aleyhine gelişen uluslar arası ortamın yanında Türkiye’nin Kürt sorunu ile ilgili attığı adımlar ve örgütün insan kaynağı noktasında yaşadığı sıkıntının etkisi de önemlidir. Türkiye, son on yılda Kürt sorununun çözümüne yönelik siyasi, sosyo-ekonomik ve kültürel alanlarda aldığı mesafe ile terör örgütünün istismar edebileceği şartları büyük ölçüde zayıflatmıştır. 2000 yılından sonra Avrupa Birliği uyum sürecinde hak ve özgürlüklerin genişletilebilmesi için pek çok yasa çıkarılmıştır. Çıkarılan bu yasalarla örgütün elindeki propaganda malzemesi önemli ölçüde alınmıştır. Örgüt uzun yıllar Kürtlerin ezildiğini, insan yerine konmadığını, dilini konuşamadığını, kimliğinin tanınmadığını, Kürtçe yayın yapılamadığını vs. dile getirmekteydi. Dile getirdiği bu mağduriyet üzerinden propagandasını yürütmekte, dağdaki örgüt mensuplarını da mağduriyet psikolojisi üzerinden motive etmekteydi. Fakat propaganda malzemesi elinden alındıktan sonra son yıllarda artık bu propagandayı yapamaz hale gelmiştir. Son olarak Türkiye’nin başlattığı demokratik açılım süreci ile birlikte ise PKK terör örgütü, Kürt sorununun çözümünde en büyük engel olarak değerlendirilmeye başlanmıştır.

Terör örgütünün iç dinamikleriyle ilgili gelişmeler örgütün varlığını sürdürmek hedefiyle KCK yapılanmasına gidildiğini göstermektedir. 1984 yılından itibaren şiddet eylemleri gerçekleştiren PKK terör örgütünün uzun yıllar daha dağ kadrosunu bir arada tutabilmesi mümkün görünmemektedir. Uzun süre dağda yaşamını sürdüren ve bir türlü Kürdistan’ın kurulmadığını gören örgüt mensuplarının daha fazla kırsal alanda tutulmasının oldukça zor olduğu gözlemlenmektedir. Zira örgüt mensuplarında büyük bir bıkkınlık, hayal kırıklığı, umutsuzluk ve yorgunluğun olduğu söylenebilir. Diğer taraftan örgüte her geçen yılla birlikte eleman katılımları azalmaktadır. Bütün bu gelişmeler nedeniyle PKK terör örgütü uzun vadede militanlarını dağda tutamayacağını görmektedir. Dağdaki varlığını sürdürecek insan kaynağının zayıfladığını fark eden örgüt, KCK yapılanması vasıtasıyla şehirlere inmek istemektedir.

KCK sistemi Abdullah Öcalan’ın dört ayaklı paradigması doğrultusunda örgütlenmiştir ve faaliyet göstermektedir. Öcalan’ın dört ayaklı paradigması ;

  • Kent Meclisleri,
  • Demokratik Siyaset Akademisi,
  • Demokratik Toplum Kongresi,
  • Kooperatifçilik’tir.

Halk Meclisleri’nin şehirlerdeki izdüşümü olan Kent Meclisleri KCK sisteminin tabana doğru yayılmasında en önemli yapı taşıdır. Demokratik Siyaset Akademisi, Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) bünyesinde oluşturulmuştur. Ayrıca bunun için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir arsa üzerinde yeni bir Siyaset Akademisi Kampüsü oluşturulmuştur. Demokratik Siyaset Akademisi ile yasadışı KCK örgütünü yönlendirebilecek entelektüel alt yapı oluşturulmak istenmektedir. Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Öcalan’dan gelen talimatla, genişletilmiş bir katılımcı kitlesiyle yeni bir anayasa hazırlamaktadır. DTK faaliyetlerini sürdürmektedir. Kooperatifçilik ile bölgedeki ekonomik üretim kaynaklarının ele geçirilmesi hedeflenmektedir. Kumbara ve Mavi Kampanya faaliyetleri ile bölgede etkili olmakta ve örgüte mali kaynak sağlanmaktadır.

PKK terör örgütü özetle yurtiçinde ve uluslararası alanda yasal siyasi bir yapılanma görünümüyle meşruiyet kazanmak ve silahlı gücünü koruyarak varlığını sürdürmek hedefiyle KCK sistemini tesis etmeye çalışmaktadır. KCK sisteminin, Kürt nüfusun hayatının her alanını kontrol etmek üzere düzenlenmiş yapısından totaliter özellikler taşıyan alternatif bir devlet projesi olduğu anlaşılmaktadır. Terör örgütü bu yapılanma ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin özellikle yerel ölçekteki imkânlarını kendi hedefleri doğrultusunda kullanarak alternatif devlet oluşturmaya çalışmaktadır. KCK sistemi; ilk etapta Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de “demokratik özerklik” kazanmayı, daha sonra “demokratik konfederalizm” ilan ederek bölgede 4 parçalı bir konfederal Kürdistan kurmayı hedeflemektedir.

Kürdistan Halklar Topluluğu, Abdullah Öcalan’ın yakalanması sonrasında terörist başının emir ve direktifleri doğrultusunda planlanmış ve kuruluş aşamasında profesyonel akademik destek alınmıştır. 16-22 Mayıs 2005 tarihinde Kuzey Irak’taki terör örgütü kamplarında kabul edilen 47 maddelik KCK Sözleşmesi uyarınca oluşturulan yapılanma piramit tarzı bir örgütlenme modelidir. Anayasa şeklinde düzenlenen Sözleşme’ye göre KCK sistemi yasama, yürütme, yargı erkleri bulunan bir alternatif devlet yapısını esas almaktadır. Bu yapılanmanın, Türkiye, Suriye, Irak ve İran ayakları vardır. KCK sisteminin Türkiye içinde faaliyet gösteren birimine “KCK Türkiye Meclisi” veya “KCK Türkiye Koordinasyonu” denmekte, örgüte ait belgelerde “KCK/TM” veya “KCK/TK” olarak geçmektedir.

KCK sistemi vergi toplayan, üyelerine KCK vatandaşlığı statüsü veren ve “İdeolojik Alan, Siyasi Alan, Sosyal Alan, Halk Savunma Alanı ve Mali Alan” olmak üzere 5 alanda faaliyet gösteren bir yapıdır. Örgütün bu alanlarda faaliyet göstermesinin altında yatan neden toplumsal hayatın bütün alanlarını ele geçirme isteğidir. Örgüt, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde toplumsal hayatın bütün alanlarını eline geçirdikten sonra tedrici olarak dağ kadrosunu tasfiye edecek ve KCK yapılanması vasıtasıyla varlığını sürdürecektir. Devletle pazarlık gücünü de şehirlerde gerçekleştireceği kitlesel şiddet eylemleriyle sağlayacaktır.

Genel hatları ile örgüt yapısına bakıldığında;  Koma Ciwaken Kurdistan (Kürdistan Halklar Topluluğu) yapılanmasının kurucusu ve önderi olarak kabul ettikleri kişi, terörist başı Abdullah Öcalan’dır.

KJB-Koma Jinen Bilind (Yüce Kadınlar Birliği)

KJB, KCK terör örgütünün kadın yapılanmasıdır. Şehir merkezlerinde kadınların mahallelere kadar örgütlenmesi görevini yürütmektedir.

Kaynak: www.terororgutleri.com

Askeri Forum

PKK Terör Örgütünün KCK Yapılanması
« : Ocak 09, 2017, 01:29:58 ÖÖ »

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26