Gönderen Konu: Uluslararası Terörizm ve İnsan Ticareti  (Okunma sayısı 176 defa)

Nivatsi

  • Ülkelerin Askeri Güçleri
  • Site Yöneticisi
  • Üye
  • *****
  • İleti: 67
  • Saygınlık: 251
    • Dünyanın En Güçlü Ordularını Karşılaştırın ve Ülkelerin Stratejik Bilgileri Hakkında Fikir Sahibi Olun.
Uluslararası Terörizm ve İnsan Ticareti
« : Ocak 09, 2017, 07:20:21 ÖS »
Dünya genelinde terör örgütlerinin insan ticareti ile ilişkini ortaya koyan tespitler medyada, uluslararası kuruluşlar ve hükümetlerce hazırlanan raporlarda yer almıştır. Bu yazımızda dünyanın çeşitli bölgelerinde faaliyet göstermekte olan El-Kaide, El Şebab ve FARC terör örgütlerinin insan ticareti ve kaçakçılığı ile ilişkisini ortaya koyan bilgilere yer verilmiştir.



1999 yılında El-Kaide militanlarınca kaçırılan kadınların zorla evlendirildikleri, randevu evlerine satıldıkları ve ev işlerinde çalıştırıldıkları, bu çerçevede aynı yıl içerisinde Afganistan’ın Shomali vadisinde bulunan köylerde 600 kadının kaybolduğu, bu kadınların büyük olasılıkla sonu ölümle bitecek şekilde, sözü edilen amaçlarla Pakistan’a götürülerek satıldıkları iddia edilmiştir. O yıllarda Afganistan’a müdahale eden müttefik güçlerin komutanı General Muhammed Qasim tarafından Afganistan genelinde kaçırılan bu kadınların Taliban militanlarının cariyeleri olarak kullanıldıkları, bazılarının da El-Kaide militanlarınca ayarlanan sözleşmelerle zengin Arap ülkelerine satıldıkları ifade edilmiştir.

ABD’nin New York şehrinde federal mahkemeye yapılan suç duyurusunda, El-Kaide terör örgütü’nün giderek kokain kaçakçılığı, insan kaçakçılığı ve adam kaçırma dahil olmak üzere organize suçlarla ilgili bağlantılı hale geldiği ifade edilmektedir. Manhattan’daki El – Kaide ile ilişkisi olduğu iddia edilen ticari yapılar ortakları aleyhine açılan davada; Oumar Issa, Harouna Toure ve Idriss Abelrahman isimli üç sahsın Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi (DEA-Drug Enforcement Agency) tarafından Gana’da yakalanmasının terör örgütünün narko-terorizm bağlantısıyla ilk kez işaret eden bir dava olduğu ifade edilmektedir. Tutuklanan şahısların Güney Amerika kaynaklı kokaini kilogramı $2,000 dolar karşılığında Batı ve Kuzey Afrika yoluyla İspanya’ya ulaştırdığı, kazanılan ücretin kısmen El-Kaide ve onun bağlı Kuzey Afrika bölgesinde (Mağrip) etkin El-Kaide yapılanmasına yol boyunca koruma karşılığında sağlandığı belertilerek, DEA’nin raporunda Harouna Toure tarafından yönetilen suç grubunun Kuzey Afrika’daki El- Kaide üyeleri ile birlikte hareket ederek Bangladeş, Pakistan ve Hindistan’dan yasa dışı göçmenlerin İspanya’ya kaçırıldığı ifade edilmektedir. Toure’nin kendisi olmasa El-Kaide’nin beslenemeyeceğini ifade etmesi ilginçtir.

El Kaide’nin adının geçtiği ve insan kaçakçılığı ve terörizm arasındaki ilişkiyi gösteren en ilginç soruşturmalardan biri, 2010 yılında İspanya ve Tayland’da eş zamanlı olarak yürütülen operasyonda başında Muhammed Attar Butt isimli Pakistan uyruklu bir şahıs tarafından yönetilen biri Nijerya ve 6 Pakistan uyruklu şahsın Barcelona’da, biri Tayland ve iki Pakistan uyruklu şahsın da Bankong’da yakalandığı bir suç ağının ortaya çıkartılmasıdır. Başta El-Kaide olmak üzere terörist gruplara eylemcilerinin batı ülkelerine geçişlerini sağlamak için sahte belgeler sağladığı bu ağın, terör örgütlerinden gelen istenen pasaportun sahibini, vatandaşlığı, yaşı gibi talepler doğrultusunda hücre yapılanmalarının bulunduğu İspanya, İngiltere ve Belçika gibi ülkelerde turistlerden gerçek pasaportların çalınarak Tayland’a gönderilmesi ve fotoğrafları değiştirilen pasaportların terör örgütlerine satılması faaliyetlerini yürüttüğü tespit edilmiştir. Örgütün sahte pasaport sağladığı terör örgütleri arasında 2008 Kasım’ında 163 kişinin olumuyla sonuçlanan Mumbai saldırılarının arkasında olan Lashkar-e-Taiba ile Sri Lanka’daki ayrılıkçı terör örgütü üyesi bazı Tamil gerillaları da bulunmaktadır.



colombia-farc-childEl-Kaide terör örgütü ile yakın bağları bulunan ve 21 Eylül 2013 tarihinde Kenya/Nairobi’de bir alışveriş merkezinde 67 kişinin ölümüyle sonuçlana rehine alma eylemini üstlenerek bir anda tekrar dünya gündemine oturan El-Şebab, 26 Şubat 2008 tarihinde Birleşik Devletler Göç ve Vatandaşlık Yasası’nın 219. bölümü kapsamında yabancı terör örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Aralarında El-Şebab’dan kaçan 21 çocuğun da bulunduğu Kenya’ya kaçan 164 Somalili çocuk, aileleri ve öğretmenler ile yapılan görüşmelere dayanılarak hazırlanan bir raporda, El-Şebab’ın giderek daha yoğun bir biçimde çocukların askere aldığı, zorla evlendirildikleri veya tecavüz edildikleri, çocukların okullardan kaçırılması için okullara ve öğretmenlere saldırdığı belirtilmektedir.
El-Şebab örgütünün insan ticareti ilgisini gösterebilecek bir bağlantı da, Somali vatandaşı Ahmed Muhammed Dhakane’nin 2010 yılında sığınma başvurusu yaptığı Birleşik Devletlerde ortaya çıkartılmıştır. Sığınma başvurusu ile ilgili gerçek dışı ifadelerle Federal birimleri yanıltmak suçlamasıyla soruşturulan Dhakane’in Haziran 2006 ve Mart 2008 tarihleri arasında Brezilya’da yaşadığı süre zarfında aralarında El-Şebab terör örgütünün mensuplarının bulunduğu bir çoğu Somalili olmak üzere Doğu Afrika vatandaşı yüzlerce göçmeni Brezilya ve Meksika yoluyla Birleşik Devletlere geçiren bir insan kaçakçılığı suç grubunu yönettiği tespit edilmiştir. Söz konusu insan kaçakçılığı faaliyetleri sırasında Dhake’in sahip olduğu otelde geçici süre barındırılan kişilere sahte pasaportlar sağlandığı, Birleşik Devletlere yapacakları sığınma başvurusunda tavsiyede bulunduğu ve bunların karşılığında kişi başına 3.000 Dolar aldığı Mahkeme belgelerinde geçen hususlardır.

Çocukları silahlı çatışmalarda kullanmak noktasında insan ticareti ile bağlantısı olan bir terör örgütü de Kolombiya’da faaliyet gösteren FARC (Revolutionary Armed Forces of Colombia) terör örgütüdür. Kolombiya Savunma Bakanlığının tahminine göre FARC terör örgütünün yüzde 20’sini çocuk militanlar oluşturmakta, birçok militan örgüte çocukken katılmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine sunulan 15 Mayıs 2013 tarihli Çocuk Haklarının Artırılması ve Korunması başlıklı bir raporda 2012 yılında Colombian Family Welfare Institute isimli kuruluş tarafından hazırlanan rapora atfen Kolombiya’da aralarında FARC’in da olduğu silahlı gruplardan 188 çocuğun geri alındığı ifade edilmektedir.

Üst düzey militanlarla cinsel ilişkiye zorlama yoluyla kadınların cinsel istismarı amacıyla örgüte kız çocuklarının alınması da FARC terör örgütünde görünen insan ticaretinin bir başka yüzüdür. Örgütten kaçan kadınların ifadelerine göre kız çocukları ve kadınlar başka bir şekilde güzel bir hayata sahip olamayacakları şeklinde kandırılmaktadır. Kolombiya polis raporlarına göre de örgütün yüzde 28’ini kadınlar oluşturmaktadır.



Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi terör örgütleri insan ticaretinin ve göçmen kaçakçılığının gerek kendileri gerekse sahte seyahat belgelerinin temini amacıyla diğer suç gruplarıyla temasa geçmektedirler ve çocuklar silahlı çatışmalarda kullanılmak üzere kaçırılmaktadır.

Askeri Forum

Uluslararası Terörizm ve İnsan Ticareti
« : Ocak 09, 2017, 07:20:21 ÖS »

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27